Tarih - Arkeoloji - Coğrafya

Çiçero ve Sahte Sterlinler

Umut Özgür yazdı..

1 Ekim 20263 dk okuma

Çiçero ve Sahte Sterlinler

İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türkiye savaşa katılmamıştı. Ancak ülkenin bulunduğu konum, hem Müttefikler hem de Nazi Almanyası için büyük önem taşıyordu. Bu nedenle Ankara, diplomatların yanında çok sayıda casusun da faaliyet gösterdiği bir şehir hâline gelmişti.

Bu dönemin en dikkat çekici casusluk olaylarından biri İlyas Bazna tarafından gerçekleştirildi. Bazna, İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Sir Hughe Knatchbull-Hugessen’in özel uşağı olarak çalışıyordu. Büyükelçinin evine ve çalışma odasına kolayca girebildiği için gizli belgelere ulaşma imkânı buldu.

Bazna, geceleri büyükelçinin kasasını açıyor ve burada bulunan önemli belgelerin fotoğraflarını çekiyordu. Daha sonra bu fotoğrafları Ankara’daki Alman Büyükelçiliğine götürerek para karşılığında satıyordu. Almanlar ona “Çiçero” kod adını verdi.

Çiçero’nun ulaştırdığı belgelerde İngiltere’nin savaş politikası, Türkiye ile yürüttüğü görüşmeler ve Müttefiklerin askerî planları hakkında önemli bilgiler bulunuyordu. Bazı belgelerde Avrupa’da yapılması planlanan askerî operasyonlardan da söz ediliyordu. Buna rağmen Alman yönetimi, bu kadar önemli belgelerin bir uşak tarafından ele geçirilmiş olmasına şüpheyle yaklaştı. Belgelerin İngilizler tarafından hazırlanmış bir tuzak olabileceğini düşündü. Bu nedenle bilgilerden tam anlamıyla yararlanamadı.

Olayın en ilginç tarafı ise Çiçero’ya yapılan ödemeydi. Bazna, sattığı belgeler karşılığında yüz binlerce İngiliz sterlini aldı ve çok zengin olduğunu düşündü. Fakat kendisine verilen paraların büyük bir bölümü sahteydi.

Bu sahte paralar, Nazi Almanyası’nın yürüttüğü Bernhard Operasyonu kapsamında hazırlanmıştı. Operasyonun amacı çok miktarda sahte İngiliz sterlini üreterek İngiliz ekonomisine zarar vermekti. Almanlar, gerçek paralardan ayırt edilmesi zor olan banknotlar bastı. Bu paralar çeşitli gizli operasyonlarda ve casusluk ödemelerinde kullanıldı.

Savaş sona erdiğinde İlyas Bazna, elindeki paralarla kendisine yeni bir hayat kurmak istedi. Otel yapmak ve ticarete atılmak gibi planları vardı. Ancak banknotları kullanmaya başlayınca paraların sahte olduğu anlaşıldı. Büyük bir servete sahip olduğunu düşünen Bazna, bir anda değersiz kâğıtlarla baş başa kaldı.

Çiçero olayı, İngiltere açısından ciddi bir güvenlik ve itibar sorunu oluşturdu. Çok önemli belgelerin büyükelçinin evinden kolayca çıkarılması, elçilikteki güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğunu gösterdi. Olaydan sonra diplomatik temsilciliklerde çalışan kişiler ve gizli belgelerin korunması konusunda daha dikkatli davranılmaya başlandı.

Bu olay, Ankara’nın savaş yıllarındaki durumunu da açıkça ortaya koydu. Türkiye savaşa katılmamış olsa da başkentte İngiliz, Alman, Amerikan ve Sovyet istihbarat görevlileri arasında yoğun bir mücadele yaşanıyordu. Oteller, lokantalar, elçilikler ve tren istasyonları bilgi toplamak isteyen casusların buluşma yerleri hâline gelmişti.

Savaş bittikten sonra dünyada yeni bir dönem başladı. ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki Soğuk Savaş, Türkiye’nin önemini daha da artırdı. Ankara, bu dönemde de diplomatik görüşmelerin ve istihbarat çalışmalarının önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürdü. Çiçero olayı ise savaş yıllarında yaşanan güvensizliğin ve gizli mücadelenin en bilinen örneklerinden biri olarak hafızalarda kaldı.

İlyas Bazna’nın hikâyesi yalnızca bir casusun macerası değildir. Bu olay, savaş döneminde gizli bilginin ne kadar değerli olduğunu, ülkelerin birbirlerine güvenmediğini ve paranın bile bir savaş aracı olarak kullanılabildiğini gösterir. Çiçero, İngilizlerin sırlarını Almanlara sattı; fakat sonunda kendisi de sahte paralarla kandırıldı.

Bunları da okuyabilirsin

Tüm yazılar
Tarih - Arkeoloji - Coğrafya
Mahir Saye10 Ekim 20269 dk okuma

Konya’nın Kanlı Sonbaharı: Delibaş İsyanında Korku, İktidar ve Kardeş Kavgası

Tarih - Arkeoloji - Coğrafya
Kültür Sanat Servisi10 Ekim 20267 dk okuma

Kazancın Vicdanı: Ahilik

Tarih - Arkeoloji - Coğrafya
Umut Özgürleş1 Ekim 20263 dk okuma

Bir sopa, bir saat kulesi, bir fırın