
"Denizlere Hâkim Olan, Cihana Hâkim Olur."
"İstikbal, o engin maviliklerin altındaki sarsılmaz iradededir." Ali Şükrü bey kaleme aldı..
Bahriye Mektebi’nden mezun olup donanma saflarına katıldığım ilk günden beri inandığım bir hakikat vardır: Bir milletin istiklali ve istikbali, sadece toprak sınırlarını korumakla değil, mavi sularına hükmetmekle mümkündür.
Tarih boyunca denizlerini ihmal eden devletler, karada da hürriyetlerini muhafaza edememişlerdir. Barbarosların, Turgut Reislerin mirası olan bu denizci ruhu yaşatmak, bizim için coğrafi bir mecburiyettir.
Denizlerde kuvvetli olmayan bir milletin, ticaret yollarını emniyet altında tutması ve iktisadi istiklalini muhafaza etmesi mümkün değildir. Bu sebeple denizcilik, yalnızca askerî bir mesele değil, aynı zamanda millî bir vazifedir.
Gerek Meclis-i Mebusan’da gerek Birinci TBMM çatısı altında, boğazlarımızın jeopolitik ehemmiyetini ve Karadeniz’den Akdeniz’e uzanan haklarımızı her fırsatta müdafaa ettim.
Donanmamızın güçlü olması, sadece askeri bir gövde gösterisi değil; bu aziz milletin iktisadi ve siyasi bağımsızlığının en büyük teminatıdır.
Limanlarımızın inkişafı, deniz ticaretimizin terakkisi ve bahriye kuvvetlerimizin takviyesi, memleketimizin istikbali bakımından büyük ehemmiyet taşımaktadır. Zira denizlerde hâkimiyet kuramayan milletlerin, kendi mukadderatlarını tayin etmeleri de güçleşecektir.
Bugün de etrafımızı saran denizler, sadece birer su kütlesi değil; vatanımızın ayrılmaz birer parçasıdır.
Karadaki her bir çakıl taşı ne kadar mukaddesse, mavi sulardaki her bir dalga da o kadar mukaddestir.
Bu mukaddes emaneti muhafaza etmek, yalnızca donanmamızın değil, bütün milletimizin müşterek mesuliyetidir. Denizlerimizin emniyeti, vatanımızın bekası ve milletimizin hürriyeti ile doğrudan alakalıdır.
Genç nesillere tavsiyem; ufkunuzu sadece ufuk çizgisiyle sınırlamayın. Denizlerimize, limanlarımıza ve ticaret yollarımıza sahip çıkın.
Çünkü istikbal, o engin maviliklerin altındaki sarsılmaz iradededir.
Unutmayınız ki denizlerine sahip çıkan milletler, istikballerini de kendi iradeleriyle tayin ederler. Bu şuurun nesilden nesile aktarılması, millî istiklalimizin devamı için elzemdir.
Saygılarımla,
Ali Şükrü


