Toplum ve İnsan

Dost Acı Söyler

"Mış gibi yapıp kendimizi kandırırken, dileriz kalbimizin pası çözülsün." Fatih Köse yazdı..

8 Ekim 20263 dk okuma

Dostun alametifarikası hesabî değil, hasbî olmasıdır.
Susmaz, konuşur; acıyı bal edip söyler. Kalabalıklara karışmaz.
Herkes alkışlarken “Mağrur olma padişahım, senden büyük ALLAH var.” der.
Pembe tablo çizmez, yanlışı doğru gibi sunmaz.
Geride kalır, öne çıkmaz.
İşte bu yüzden dostun kadri kıymeti bilinmez, dikkate alınmaz.
Dost, başına bunların geleceğini bilir de bildiği hâlde dostluktan vazgeçmez.

Lokman Hekim iyi bir dost imiş.
Doğruya doğru, yanlışa yanlış dermiş. Eliyle, diliyle doğrultmaya gayret edermiş.

Kimi ticaretim kesâda uğramasın diye, kimi makamım elden gitmesin diye yöneticilerin yanlışlarına susarmış. Yönetenlerin yanlışlarında hikmet arar, onları eleştiriden münezzeh sayarmış.

— “Adaletten ayrılmayalım, insanlara zulmetmeyelim, şeffaflıktan ayrılmayalım, adam kayırmayalım, yöneticilerimize ne doğruysa onu söyleyelim, ne hayırlı ise onu isteyelim, kimseden çekinmeyelim.”

— “Makam, mevki, dünyalık korkusu ile Hakk’ı haykırmaktan geri durmayalım.” demiş; kimseye dinletememiş.

Lokman Hekim’in dostları yöneticilerin yanında, yöresinde mekân tutmuş, büyümüş, palazlanmış, büyük adam olmuş. Yöneticilerin hoşlarına gitmez, aram açılır diye doğruları söylemekten çekinir olmuşlar. Lokman Hekim’in sözleri, nasihatleri nefislerine ağır gelir olmuş. Kulaklar işitmez, dilleri söylemez, kalpleri yumuşamaz olmuş. Lokman Hekim’i fitne çıkarmakla, dedikodu yapmakla suçlar olmuşlar. Onu ne dinlemişler ne de iyi niyetini anlayabilmişler.

Ahali bir gün malları develere yüklemiş, kervanı düzmüş, ticaret için çöle düşmüş.
Çölün ortasında, kızgın güneşin altında aç, bîtap giderken ufukta bir toz bulutu belirmiş.
Arap atları üstünde tozu dumana katarak yaklaşanlar haramilermiş.

Harâmiler, mal yüklü develere el koymuş, para keselerini, parmaklarındaki yüzükleri, üstlerindeki elbiseleri toplamış.
Boyunlarındaki su mataralarının kayışlarını kesip mataradaki suyu içmiş, içemediklerini de çöle dökmüşler. Ne dedilerse haramilere dinletemeyen ahali, çaresiz Lokman Hekim’e koşmuş.

— “Lokman Hekim! Senin ağzın laf yapar. Şu haramilere söyle, kurban olduğum! Develerimize, malımıza, her şeyimize el koydular; bari suyumuzu bize bağışlasınlar. Koca çölün ortasında vallahi öleceğiz. Ne olur konuş da kurtar bizi. Onları sen ikna edersin.” demişler.

Lokman Hekim:

— “Ah, benim dostlarım! Hikmetli söz ancak temiz kalbe işler. Paslı, küflü kalbe işlemez. Dün sizlere de çok hikmetli sözler söyledim ama işitmediniz. Çok yanlışlar gösterdim, görmediniz. Düzeltmeye gayret edelim dedim, oralı olmadınız. Benden yüz çevirdiniz, arkamdan dedikodu ve gıybette bulundunuz. Sizlere fayda etmeyen sözler haramilere nasıl fayda etsin?

Cenab-ı Hakk’ın hatırı âli’dir. Nasihatlere, hikmetli sözlere kulak asmayanlar, Hakk için bâtıl ile mücadele etmeyenler, Allah’tan belasını istemiş olur.
Allah âdildir. Kula istediğini verir. Cenab-ı Hak bizlere bu belayı gönderdi.

Ne acıdır ki ben de Hakk’ı bir iki söyleyip, ‘Bana kulak veren yok! Bütün dertler bana mı kaldı!’ deyip sustuğum için şimdi sizlerle beraberim.

Şimdi söz söylemek değil, belâya sabretmek vaktidir. Olur da bu beladan sağ salim kurtulursak, akıllanıp bundan sonra dost sözüne kulak veririz.” demiş.

Heyhat, dostlar!

Biz eski biz değiliz. Hakk’ı tutup kaldırdığımızda kaybedecek makamlarımız, koltuklarımız, beklentilerimiz var. Biz olmakla sahip olduklarımız arasında seçim yapmak zor geliyor.

Sahip olduklarımız ile biz kalmaya çalışıyoruz. Başaramıyoruz.

“MIŞ” gibi yapıyoruz. Kendimizi kandırıyoruz.

İnşallah kalplerimizin pası çözülür de kulaklarımız duyar, gözlerimiz görür. İmtihanımız kolay olur.

Güzel Söz

“Bir yerdeki yok nağmeni takdir edecek gûş
Tazyî-i nefes eyleme, tebdîl-i makam et.”
— Ziya Paşa

Bunları da okuyabilirsin

Tüm yazılar
Toplum ve İnsan
Mehmet Yüksel16 Ekim 20263 dk okuma

Değişen gençlik mi, değişen dünya mı?

Toplum ve İnsan
Hamza Aras10 Ekim 20264 dk okuma

Çok Seçenek, Az Huzur

Toplum ve İnsan
Mehmet Yüksel9 Ekim 20262 dk okuma

Edeple Olgunlaşmak