Kültür - Medeniyet

İki Şehri Birbirine Bağlayan Taşa Yazılmış Zaman Efsanesi!

.

22 Eylül 20262 dk okuma

Malabadi veya orijinal adıyla Akarman Köprüsü, Silvan’a 23,2 kilometre uzaklıkta, Silvan ilçe sınırları içerisinde yer alan tarihi bir köprüdür. Köprü iki şehri Diyarbakır ve Batmanı birbirine bağlar. Oğuz Türkeri'nden Artuklu Beyliği’nin önderlerinden Hüsameddin Timurtaş tarafından yaptırılmıştır. Silvan’dan köprüye rahatlıkla ulaşım sağlanabilmektedir. Diyarbakır Tarihi Eserler Envanteri ’ne kayıtlı olan Malabadi Köprüsü, 1989 yılında Silvan Belediyesi tarafından restore edilmiştir. Ayrıca Silvan Belediyesi’nin logosunda da köprünün silueti kullanılmaktadır.

1071 Malazgirt Muharebesi’nden sonra Anadolu’ya başlayan büyük Türk akınlarıyla bölgeye gelen Oğuz Türkmen beylerinden Artuk Bey’in kurduğu Artuklu Beyliği döneminde, Timurtaş Bin-i İlgazi tarafından 1147 yılında yaptırılmıştır. Türk mimarisinin en önemli eserlerinden biri kabul edilmektedir.

Köprü, 7 metre genişliğinde ve 150 metre uzunluğundadır. Su seviyesinden kilit taşına kadar yüksekliği yaklaşık 19 metredir. Renkli taşlarla inşa edilen yapı, çeşitli onarımlarla günümüze kadar ulaşmıştır. Köprünün orijinal adı Akarman Köprüsü olmasına rağmen zamanla halk arasında Malabadi adı yaygınlaşmıştır. Malabadi adının, Mervaniler’in kurucusu Bad’dan geldiği ve Kürtçede “Bad’ın evi veya mülkü” anlamına geldiği belirtilmektedir.

Malabadi Köprüsü, Türkiye ve Yakın Doğu’daki taş köprüler arasında en geniş kemere sahip yapılardan biridir. Köprü Diyarbakır il sınırları içerisindedir. Kemerin iki yanında, özellikle kış aylarında yolcular ve kervanlar tarafından barınak olarak kullanılan iki oda bulunmaktadır. Rivayete göre bu odalar dehlizlerle yolun alt kısmına bağlıydı ve yaklaşan kervanların ayak sesleri uzaktan duyulabiliyordu.

Her biri farklı uzunluklarda olan köprü üç ana bölümden oluşmaktadır. Doğu ve batı tarafları hafif eğimlerle yollara bağlanmıştır. Orta bölüm kayalıklar üzerine kurulmuştur. Burada sivri biçimli ve 38,60 metre açıklığında büyük bir kemer ile sepet kulpu şeklinde küçük bir kemer bulunmaktadır. Köprü, biri çok büyük olmak üzere toplam beş gözlüdür.

Büyük kemerin iki yanında 4,5–5,3 metre ölçülerinde iki odacık yer almaktadır. Büyük kemerin ortasında geçişin kontrol edildiği beş metre genişliğinde kâgir bir kapı bulunmaktadır. Bu kapının iki yanında ayrıca iki kapı daha vardır. Bunlardan Batman tarafındaki günümüze ulaşmış, diğeri ise yıkılmıştır. Odalara merdivenlerle inilmekte olup, bu odalar yüksek tavanlı ve tuğla örtülüdür. Geniş pencereleri sayesinde ışık almaktadır.

Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde köprüyü şu sözlerle anlatmaktadır: “Malabadi Köprüsü’nün altına Ayasofya’nın kubbesi girer.” Ayrıca köprünün iki yanında demir kapılar, odalar ve sanatkârane yapılmış korkuluklar bulunduğunu ifade ederek yapının mühendislik ve mimari açısından eşsiz olduğunu vurgulamıştır.

Sanat tarihçisi Albert Gabriel ise köprü hakkında, “Modern statik hesabının olmadığı bir dönemde bu açıklıkta böyle bir eser hayranlık vericidir.” sözlerini kullanmıştır.

Bunları da okuyabilirsin

Tüm yazılar
Kültür - Medeniyet
Osman Sedat Eroğlu6 Ekim 20262 dk okuma

Toprağın Altında Neyi Kaybediyoruz?

Kültür - Medeniyet
Mahir Saye1 Ekim 20264 dk okuma

Zamanı Taşa Kazıyanlar: Mimar Sinan’dan Günümüz Mimarisine

Kültür - Medeniyet
Kültür Sanat Servisi17 Eylül 20263 dk okuma

Dengere Camii: Ahşap Direkli Cami Geleneğinin Burdur’daki Seçkin Temsilcisi