Dünya - Haber

İnsan Ömrünün Sınırı Gerçekten Hesaplandı mı?

.

Haber Merkezi profil fotoğrafıHaber MerkeziHaber Merkezi
14 Ekim 20263 dk okuma

Bilim insanlarının insan ömrünün sınırlarını hesapladığını bildiren haber, dayandığı araştırmadaki temel sayıları doğru aktarıyor. Ancak çalışmanın neyi gösterdiğini anlayabilmek için bu sayıların gerçek bir ömür tahmini değil, matematiksel bir modelin sonuçları olduğunu göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Hakemli bilimsel dergi npj Aging’de yayımlanan araştırmada bilim insanları, somatik mutasyonların insan yaşamını tek başına ne ölçüde sınırlayabileceğini araştırdı. Somatik mutasyonlar, yaşam boyunca vücudumuzdaki hücrelerin DNA’sında ortaya çıkan ve sonraki nesillere aktarılmayan değişikliklerdir. Bu değişikliklerin çoğu zararsızdır. Bununla birlikte bazı mutasyonlar hücrenin işlevini bozabilir, hücrenin ölümüne yol açabilir veya kanser gibi hastalıkların gelişmesine katkıda bulunabilir.

Araştırmacılar çalışmalarında deneysel bir tedaviyi sınamadı. Bunun yerine, somatik mutasyonlar dışındaki bütün yaşlanma süreçlerinin ortadan kaldırıldığı varsayımsal bir dünya tasarladı. Başka bir deyişle damar sertleşmesi, bağışıklık sisteminin zayıflaması, hücresel yaşlanma ve diğer biyolojik yıpranma mekanizmalarının artık insan ömrünü kısaltmadığı kabul edildi. Daha sonra yalnızca DNA mutasyonlarından kaynaklanan hücre kaybının yaşam süresini ne kadar sınırlayacağı hesaplandı.

Modelin başlangıç noktasında, bir insanın ölüm riskinin yaşamı boyunca sağlıklı bir 30 yaşındaki kişinin düzeyinde kaldığı varsayıldı. Araştırmacılar bunun için İsviçre’deki demografik verileri kullandı. Kaza, enfeksiyon ve benzeri dış ölüm nedenleri devam ederken yaşlanmaya bağlı risklerin artmadığı bu senaryoda medyan yaşam süresi yaklaşık 1.759 yıl olarak hesaplandı.

Bu sayı, insan vücudunun biyolojik olarak 1.759 yıl yaşayabileceğini göstermiyor. Sonuç, son derece düşük bir yıllık ölüm riskinin yüzlerce yıl boyunca değişmeden kaldığı matematiksel bir modelden kaynaklanıyor. “Medyan yaşam süresi” de başlangıçtaki nüfusun yarısının hayatta kaldığı süreyi ifade ediyor. Dolayısıyla 1.759 yıl, gerçekçi bir insan ömrü öngörüsünden çok karşılaştırma yapmak için oluşturulmuş teorik bir başlangıç noktası niteliğinde.

Araştırmacılar modele somatik mutasyonların yol açtığı hücre kaybını eklediğinde sonuç önemli ölçüde değişti. Özellikle nöronlar ve kalp kası hücreleri gibi kendini kolayca yenileyemeyen hücrelerin zaman içerisinde mutasyon biriktirmesi, yaşam süresini sınırlayan başlıca etkenlerden biri olarak ortaya çıktı. Bu koşullarda medyan yaşam süresi yaklaşık 156 yıla düştü. Farklı organların birlikte değerlendirildiği modeller ise 146 ile 194 yıl arasında değişen sonuçlar verdi.

Karaciğer gibi hücrelerini yenileyebilen dokular modelde çok daha dayanıklı görünüyordu. Yeni hücrelerin kaybedilen hücrelerin yerini alabilmesi, mutasyonların etkisini uzun süre dengeleyebiliyordu. Buna karşılık beyin ve kalpteki uzun ömürlü hücreler kolayca yenilenmediği için bu organlar yaşam süresi açısından birer darboğaza dönüşüyordu.

Bununla birlikte araştırmadan “Yaşlanmaya bağlı hastalıkları tedavi edersek insanlar 200 yıl yaşayabilir” sonucu çıkarılamaz. Çalışmanın varsayımı yalnızca kanser veya demans gibi bazı hastalıkların tedavi edilmesi değil, somatik mutasyonlar dışındaki bütün yaşlanma mekanizmalarının ortadan kaldırılmasıdır. Günümüzde bunu gerçekleştirebilecek bir tedavi bulunmuyor.

Modelin başka sınırlamaları da var. Mutasyonların bir hücreyi öldürme ihtimali, bir organın ne kadar hücre kaybına dayanabileceği ve farklı organların birbirini nasıl etkilediği kesin olarak bilinmiyor. Model, bu değişkenleri mevcut verilerden hareketle tahmin ediyor. İnsan vücudundaki organlar gerçekte birbirinden bağımsız çalışmadığı için bağışıklık sistemi, damar sistemi ve metabolizma gibi etkenlerin karşılıklı ilişkileri sonuçları değiştirebilir. Ayrıca 150 veya 200 yıl yaşamış insanlardan elde edilmiş gözlemsel veriler bulunmadığından modelin bu yaşlarda doğrulanması mümkün değil.

Bu nedenle araştırma, insan ömrünün kesin üst sınırını belirlemiş sayılmaz. Daha doğru yorum, diğer bütün yaşlanma süreçleri ortadan kaldırılsa bile somatik mutasyonların uzun vadede insan yaşamını sınırlayabilecek bağımsız bir mekanizma olduğudur. Çalışmanın verdiği 146–194 yıllık aralık bir kehanet veya tedavi vaadi değil, belirli varsayımlar altında elde edilmiş teorik bir sonuçtur.

Sonuç olarak haberin aktardığı temel rakamlar bilimsel makaleyle uyumludur. Ancak “yaşlanmayla bağlantılı hastalıkların üstesinden gelmek yaşam süresini iki katına çıkarabilir” ifadesi araştırmanın sonucunu fazla kesinleştirmektedir. Çalışmanın daha isabetli özeti şöyle yapılabilir: Somatik mutasyonlar dışındaki bütün yaşlanma süreçlerinin ortadan kaldırıldığı varsayımsal bir senaryoda, matematiksel model medyan insan ömrünün yaklaşık 150–200 yıl arasında olabileceğini öngörmektedir.

Kaynak: Somatic mutations impose an entropic upper bound on human lifespan — npj Aging

Bunları da okuyabilirsin

Tüm yazılar
Dünya - Haber
Dış Haberler Servisi28 Eylül 20265 dk okuma

Küresel Vicdanın İflası ve New York’taki “Tiyatro”

Dünya - Haber
Dış Haberler Servisi25 Eylül 20262 dk okuma

Rohingyaların tehlikeli deniz yolculuğu

Dünya - Haber
Haber Merkezi23 Eylül 20261 dk okuma

AB’den çocuklara sosyal medya sınırı