Genel

Kelimelerimizi Kaybederken

.

4 Ekim 20262 dk okuma

Cemil Meriç’in dil üzerine söyledikleri bugün de düşündürüyor:

“Kamus bir milletin hafızasıdır, yani kendisidir.”

Bir kelimeyi unutunca yalnızca onun anlamını kaybetmiyoruz. O kelimeyle anlatılmış bir duyguyu, bir hatırayı, bir yaşama biçimini de anlamakta zorlanıyoruz. Eski bir mektubu okurken duraksadığımız oluyor. Dedemizin, ninemizin kullandığı bir söz bize yabancı geliyor. Ne demek istediğini az çok çıkarıyoruz ama neden özellikle o sözü seçtiğini bilemiyoruz.

Dil elbette değişir. Yeni kelimeler gelir, bazıları kullanılmaz olur. Her değişiklikten korkmak gerekmez. Fakat kendimizi hep aynı birkaç sözle anlatmaya başladığımızda bir eksiklik hissediyoruz. Üzüntümüzü de kızgınlığımızı da aynı kelimeyle geçiştiriyoruz. Bazen bir işaret gönderip susuyoruz. Söylemek istediğimiz şey tam karşılığını bulmuyor.

Meriç’i okurken insan bu eksikliği daha çok fark ediyor. Bir kelimenin üzerinde duruyor, cümleye yeniden dönüyor. Hemen okuyup geçemiyor. Katılmadığı yerde de neden katılmadığını düşünmesi gerekiyor.

İdeolojiler için söylediği “idraklerimize giydirilen deli gömlekleri” sözü de böyle. İnandığımız bir düşüncenin yanlışlarını kabul etmekte ne kadar zorlandığımızı düşündürüyor.

Bunu günlük konuşmalarda görmek mümkün. Bazen birinin ne söylediğinden önce kim olduğunu öğrenmek istiyoruz. Hangi görüşten, kimlerle yakın, hangi gazeteyi okuyor? Bunları öğrenince sözünü dinlemeden kararımızı veriyoruz. Bizden saydığımız birinin yanlışını açıklayacak gerekçeler bulurken başkasının doğru sözüne bile kuşkuyla bakıyoruz.

Böyle zamanlarda tartışmanın konusu unutuluyor. Söylenene cevap vermek yerine söyleyenle uğraşıyoruz. Sonunda herkes kendi çevresine dönüyor; aynı sözler, aynı itirazlar yeniden başlıyor.

Cemil Meriç okumak, onun her cümlesini doğru kabul etmek değildir. Yazdıklarına itiraz edebiliriz. Bazı hükümlerini sert bulabilir, bazı düşüncelerine katılmayabiliriz. Ama bunu yapabilmek için önce okumamız gerekir. Paylaşılan birkaç sözünü bilmek, kitaplarını okumakla aynı şey değil.

Bu pazar Bu Ülke’yi açıp birkaç sayfa okumak iyi gelebilir. Anlamadığımız bir kelimeye bakmak, bir cümlenin yanında biraz durmak için. Kitabı bitirmek zorunda olmadan.

Belki o kelimeyi daha önce ailemizden birinin ağzından duymuşuzdur. Okurken sesi de gelir aklımıza.

Bunları da okuyabilirsin

Tüm yazılar
Genel

Zamanın İptidası ve Hizânetü’l-Hikme’den Akademiye Teceddüt

Genel
Bayram Ali Akyüz14 Ekim 20264 dk okuma

Kardeşliğin de Bir Vicdanı Olmalı

Genel
Bayram Ali Akyüz6 Ekim 20264 dk okuma

Vicdan Yoksa Ha Şeytan Ha İnsan!