
Koşmak Yetmez: Yarışı Kim Kurdu?
“Asıl mesele hız değil; kimin neden koştuğunu ve yarışın kime adil olmadığını görmektir.”
Hayatın mücadele gerektirdiği açıktır. İnsan çalışmadan, emek vermeden ve sorumluluk almadan kolay kolay başarıya ulaşamaz. Ancak her başarısızlığı tembelliğe bağlamak da doğru değildir. Çünkü herkes hayata aynı şartlarda başlamaz. Bazıları eğitim, para ve çevre desteğine sahipken bazıları daha çocuk yaşta geçim derdiyle karşılaşır.
Bir Afrika atasözü şöyle der:
“Afrika’da her sabah bir ceylan uyanır. En hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini, yoksa öleceğini bilir.
Afrika’da her sabah bir aslan uyanır. En yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini, yoksa aç kalacağını bilir.
Aslan ya da ceylan olmanızın önemi yoktur. Güneş doğduğunda koşmaya başlamanız gerekir.”
Bu söz ilk bakışta çalışmanın önemini anlatır. Ceylan da aslan da hayatta kalmak için koşmak zorundadır. Durmak, ikisi için de kaybetmek demektir. İnsan da hedeflerine ulaşmak için çaba göstermek zorundadır. Öğrenci ders çalışmalı, işçi üretmeli, çiftçi toprağını işlemeli ve bilim insanı araştırmalıdır.
Fakat atasözüne eleştirel bakmak gerekir. Aslan ile ceylan aynı amaç için koşmaz. Biri aç kalmamak, diğeri ölmemek için mücadele eder. Kaybetmenin bedeli ikisi için eşit değildir. İnsan hayatında da herkes aynı yarışta değildir. Bir öğrenci yalnızca sınavını düşünürken başka bir öğrenci hem çalışıp para kazanmak hem de derslerine yetişmek zorunda kalabilir. İkisinden de aynı başarıyı beklemek adil olmaz.
“Çalışan herkes kazanır” sözü bu nedenle eksiktir. Emek önemlidir ancak başarı yalnızca emeğe bağlı değildir. Ekonomik şartlar, eğitim imkânları, aile desteği ve toplumsal eşitsizlikler de sonucu etkiler. Çok çalışan herkes kazanmadığı gibi bazı insanlar başkalarının emeği sayesinde avantaj elde edebilir. Bu gerçeği görmezden gelmek, başarısız olan kişiyi tek başına suçlamak demektir.
Atasözündeki başka bir sorun da hayatı sürekli bir yarış gibi göstermesidir. İnsanlar yalnızca birbirlerini geçmek için yaşamaz. Dayanışma, paylaşma ve iş birliği de hayatın parçasıdır. Herkes yalnızca daha hızlı koşmaya çalışırsa geride kalanların neden geride kaldığını kimse sorgulamaz. Oysa güçlü bir toplum, yalnızca kazananları alkışlayan değil, zor durumda kalanlara destek olan toplumdur.
Sonuç olarak bu atasözü harekete geçmenin ve çalışmanın önemini anlatır; fakat hayatın bütün gerçeğini açıklamaz. İnsan çaba göstermelidir, ancak yarışın kurallarını da sorgulamalıdır. Çünkü asıl mesele yalnızca hızlı koşmak değildir. Kimin neden kaçtığını, kimin kimi kovaladığını ve yarışın kimler için adil olmadığını görmek de gerekir.


