Edebi Tarih

Pazartesiye Teslim Olmadan Önce Son Çıkış

Asıl mesele, o kalabalığın içinde yürürken yanımızda ne taşıdığımızdır.

4 Ekim 20262 dk okuma

Bir pazar gününün daha sonuna geliyoruz. Birkaç saat sonra modern dünyanın o bildik koşturmacası yeniden başlayacak. Alarmlar kurulacak, işler planlanacak, e-postalar kontrol edilecek ve o meşhur pazartesi telaşı bizi yine içine çekecek. Hayat bizden hep daha hızlı olmamızı, daha çok üretmemizi ve ne pahasına olursa olsun hep önde görünmemizi isteyecek.

Peki, bu koşturmacaya kapılmadan önce, bu pazar akşamüstü durup kendimize en son ne zaman dürüst bir soru sorduk?

Vicdan: Aramayı Unuttuğumuz Değer

Pencereden pek çok şeyin göründüğü fakat odanın içinde hiçbir şeyin bulunmadığı bir zamandayız. Ekranlardan dünyayı izlerken, kendi içimizdeki boşluğu görmezden geliyoruz. Ortak değerlerimizi, eski dostluklarımızı ve bizi insan yapan vicdanımızı konforumuz için feda ediyoruz.

Merhameti, sadece sosyal medyada paylaşılan duygusal bir yazıdan ibaret sanıyoruz. Oysa merhamet; bir güce, makama ya da kimliğe sahip olmak demek değildir. Merhamet, sadece bir vicdan taşımaktır. Ve ne yazık ki insanlığın kaybettiği, üstelik artık aramaya bile ihtiyaç duymadığı en önemli değer tam olarak budur.

Yarın sabah o büyük binalara, hırsların savaşına geri döneceğiz. Paranın araç olmaktan çıkıp amaç haline geldiği o sokaklarda yürüyeceğiz. Ama asıl mesele, o kalabalığın içinde yürürken yanımızda ne taşıdığımızdır.

Yeni Haftaya Başlarken: İçimizde Ne Var?

İtiraz Payı olarak bu pazarın kapanışında tüm okuyucularımıza küçük bir soru bırakmak istiyoruz.

Telefonunuzu bir kenara bıraktığınızda ve odada kendinizle baş başa kaldığınızda içinizde ne kalıyor? Yarın başlayacak yeni haftada, bu hızın karşısına hangi insani değerle dikileceksiniz?

Gelin, bu akşam kendimize bir söz verelim: Pazartesiye ve onun getirdiği düzene tamamen teslim olmayalım. Yanımızda biraz yavaşlık, biraz sükunet ve en çok da unuttuğumuz o temiz vicdanı taşıyalım. Çünkü hayat, pencerelerden izlediğimiz o gürültülü dış dünya değil; odanın içinde biriktirmeyi başardığımız insani değerlerdir.


Bunları da okuyabilirsin

Tüm yazılar
Edebi Tarih
Aliya İzzet Bey17 Ekim 20263 dk okuma

Krallığın Doğuşu ve Kulin Ban’ın Yemini -2

Edebi Tarih
Vakanüvis Çelebi Efendi15 Ekim 20262 dk okuma

Çarşıdaki Şarlatanlar ve Yalancı Macun Satarı

Edebi Tarih
Molla Kasım13 Ekim 20262 dk okuma

İlan-ı Kelam ve Hakikat Terazisi