Edebi Tarih

Telefonu Bırakıp Okumak

Ayracı koyduğumuz yeri bulup birkaç satır geriden okuyalım.

4 Ekim 20262 dk okuma

Kitabı açıyoruz, birkaç sayfa sonra telefona bakıyoruz. Bir mesaja cevap verip döneceğimizi düşünüyoruz. Ama mesajın ardından bir haber, sonra bir video geliyor. Kitaba döndüğümüzde okuduğumuz son cümleyi yeniden bulmamız gerekiyor. Bazen de kitap açık kalıyor, o gün bir daha okumuyoruz.

Film izlerken de benzer bir şey oluyor. Elimiz telefona gidiyor. Bir konuşmayı kaçırıyor, sahneyi geri alıyoruz. Müzik çoğu zaman başka bir iş yaparken çalıyor; hangi parçayı dinlediğimizi bile fark etmiyoruz.

Bunların her biri tek başına önemsiz görünebilir. Fakat sık tekrarlandığında bir şeyi kesintisiz yapmak zorlaşıyor. Okurken hemen bir olay olsun istiyoruz. Uzun bir betimlemeyi atlıyor, yavaş ilerleyen bir filmden sıkılıyoruz. Telefonu kontrol etmek için bir sebep olmasına da gerek kalmıyor.

Telefon günlük hayatımızın bir parçası. İşimizi yapıyor, haberleşiyor, yolumuzu buluyoruz. Yine de her bildirim geldiği anda bakmamız gerekmiyor. Okumak için ayırdığımız yarım saatte telefon başka bir odada durabilir. İlk başta aklımız onda kalabilir. Birkaç kez yerimizden kalkıp bakmak isteyebiliriz.

Başlamak için yeni bir kitap almaya gerek yok. Yarım bıraktığımız kitap hâlâ raftadır. Başını unuttuysak birkaç sayfa geri gideriz. Her gün belli sayıda sayfa bitirmek de şart değil. Yorgun bir akşam on sayfa okuruz, başka bir gün daha uzun otururuz.

Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü ya da Mustafa Kutlu’nun bir hikâyesiyle başlayabiliriz. Aynı kitabı yıllar sonra farklı okuyabiliriz. Yıllar önce pek ilgilenmediğimiz bir bölüm bu kez dikkatimizi çeker. Bazen de sevdiğimiz kitabı eskisi kadar sevmeyiz.

Film izlerken telefonu bırakınca kaçırdığımız ayrıntıları fark ederiz. Akad’ın veya Tarkovski’nin bir filmini izlemek için ayırdığımız akşamda başka şeylere bakmayız. Bir albümü baştan sona dinlediğimizde de hep açtığımız parçanın dışında bir şarkı aklımızda kalabilir.

Bunu haftalık bir görev listesine çevirmek gerekmiyor. İşten sonra kimi akşam okumaya hâlimiz olmaz. Kitap birkaç gün bekleyebilir. Fakat okumak istediğimiz hâlde elimiz sürekli telefona gidiyorsa, telefonu nereye koyduğumuzla başlayabiliriz.

Bu pazar yarım kalan kitabı açalım. Ayracı koyduğumuz yeri bulup birkaç satır geriden okuyalım.

Bunları da okuyabilirsin

Tüm yazılar
Edebi Tarih
Aliya İzzet Bey17 Ekim 20263 dk okuma

Krallığın Doğuşu ve Kulin Ban’ın Yemini -2

Edebi Tarih
Vakanüvis Çelebi Efendi15 Ekim 20262 dk okuma

Çarşıdaki Şarlatanlar ve Yalancı Macun Satarı

Edebi Tarih
Molla Kasım13 Ekim 20262 dk okuma

İlan-ı Kelam ve Hakikat Terazisi