Doğa - Çevre

Vargit Çiçekleri: Yaylaların Sessiz Vedası

“Vakit tamam… Artık var git.”

Kültür Sanat Servisi profil fotoğrafıKültür Sanat ServisiKültür Sanat Servisi
13 Eylül 20262 dk okuma

Doğu Karadeniz'de mevsimlerin değiştiğini anlamak için her zaman takvim yapraklarına bakmaya gerek yoktur. Bazen küçücük bir çiçek, yaklaşan mevsimi insana haber verir. Sonbaharın serinliği yaylalara çökmeye başladığında toprağın arasından mor, pembe ve beyaz renkleriyle vargit çiçekleri çıkar. İşte o zaman yayla insanı bilir ki artık dönüş vakti gelmiştir.

Bilimsel adı Colchicum speciosum olan vargit çiçeği, halk arasında güz çiğdemi, mavi yıldız, şepart ve var git var gel çiçeği gibi farklı isimlerle de anılır. Fakat bana kalırsa en anlamlısı “vargit”tir. Çünkü bu isim, yalnızca bir çiçeği değil, yüzyıllardır devam eden bir yaşam biçimini anlatır.

Yaz boyunca insan sesleriyle, hayvanların çanlarıyla ve çocukların neşesiyle canlanan yaylalar, sonbaharla birlikte sessizleşmeye başlar. Eylül ve ekim aylarında vargitler açtığında doğa sanki insana, “Soğuklar geliyor, artık gitme vakti.” der. Yayladan köye dönüş hazırlıkları da böylece başlar.

Bu nedenle vargit çiçeğine yalnızca güzel bir kır çiçeği olarak bakmak eksik olur. O, Karadeniz insanının doğayla kurduğu güçlü ilişkinin de simgesidir. İnsanlar hava durumu uygulamalarının, televizyonların ve meteoroloji tahminlerinin olmadığı dönemlerde doğayı gözlemleyerek yaşamlarını düzenliyordu. Vargitlerin açması da onların doğal takvimlerinden biriydi.

Trabzon'dan Giresun'a, Gümüşhane'den Artvin'e kadar yüksek yaylalarda görülen bu zarif çiçekler, sonbaharın gelişiyle çayırlara ayrı bir güzellik katar. Ancak güzelliğine aldanmamak gerekir. Vargit çiçeği zehirli bir bitkidir ve kesinlikle tüketilmemelidir.

Belki de vargitlerin bize anlattığı en güzel şey şudur: Doğa konuşur; yeter ki onu dinlemeyi bilelim. Bir çiçeğin açışı bile mevsimlerin değişimini, göç zamanını ve yaklaşan kışı haber verebilir.

Vargitler açtığında yaylalarda yalnızca sonbahar başlamaz. Bir yaz mevsiminin hatıraları geride bırakılır, evlerin kapıları kapanır ve dönüş yollarına düşülür. Mor çiçekler ise boşalan yaylalarda sessizce kalır.

Çünkü onların görevi bellidir:

“Vakit tamam… Artık var git.”

Bunları da okuyabilirsin

Tüm yazılar
Doğa - Çevre
Haber Merkezi27 Eylül 20261 dk okuma

Yabanın Yolu

Edebi Tarih
Aliya İzzet Bey17 Ekim 20263 dk okuma

Krallığın Doğuşu ve Kulin Ban’ın Yemini -2

Dünya - Dış Politika
Elena Harper17 Ekim 20263 dk okuma

Amerika’nın Parlak Işıkları, Derin Gölgesi