
Yalnızlık ve Yabancılaşma
Dr. Psikiyatrist Mehmet Arif Köroğlu yazdı
Yaşadığı çağa yabancı… Yaşadığı topluma yabancı… Yaşadığı şehre yabancı… Yaşadığı kültüre yabancı… Ya da onlar yabancı geliyor…
Çağın içinde yalnız… Toplumun içinde yalnız… Şehrin içinde yalnız… Kültürün içinde yalnız…
Ne kentli olabilmiş ne de köylü… Aydın ama aydınlık vermeyen bir münevverlik… Süperegoya karşı çıkan, şişirilmiş bir ego… Devrim yaptığını zanneder ama devirdiğini, ayaklar altına aldığını tanımaz… Ne anda kalır ne de anılarda kalabilir…
Özgüven, yani bireyselcilik uğruna dört duvar arasında kalan bir yalnızlık… “Her şeyi bilirim.” iddiasıyla, nefes aldığı topraklara uzak…
Sevmekten bahseder ama şarkılarında, “Sen Aslı’dan güzelsin.” der. Seven, hiç sevdiğini kıyaslar mı?
Bazen başkaldırır; veli ile deli arasında gider gelir. Çizginin bu tarafında kalırsa bana* gelir, diğer tarafında kalırsa biz ona gideriz.
Hâlbuki yapması gereken, içindeki ontolojik kaygıya yanıt olarak hiçlik âleminde varlık âleminin kapısını çalmaktır…
Diğer yazılarda daha berrak konularda buluşmak dileğiyle, esen kalın…


