Savaşlar ve Açlar
Savaş bitmez, sadece yer değiştirir… Ama açlık hep aynı kalır.
Hasan İzzettin Dinamo, Ulusal Kurtuluş Savaşı yıllarını en derin yokluk ve kimsesizlik içinde yaşayan yazarlarımızdandır. Savaş ve Açlar, bir ailenin var olma mücadelesinin savaşın acımasız pençesinde nasıl bir dramaya, dağılmaya ve yok oluşa dönüştüğünü anlatan çarpıcı, unutulmaz bir başyapıttır.
Roman, Birinci Dünya Savaşı sırasında Anadolu’nun ücra bir köyünden Samsun’a uzanan bir ailenin hikâyesini gözler önüne serer. Baba cephede, geride kalan anne Şakire ve çocukları açlık, hastalık, sefalet ve umutsuzlukla boğuşur. Ekmek kırıntısı için verilen mücadele, komşu komşuyu, akraba akrabayı ezen bir cehenneme döner. Zenginler servetini katlarken yoksullar çocuklarını mezara, gençlerini askere verir.
Dinamo, kendi hayatından izler taşıyan bu otobiyografik romanda savaşın “kahramanlık” ötesindeki gerçek yüzünü; cephe gerisindeki açlığı, yoksulluğu, küçük Musa’nın gözünden büyük bir çıplaklıkla ve sarsıcı bir gerçekçilikle anlatır. Kitap, sadece bir savaş romanı değil; aynı zamanda insan ruhunun sınırlarını zorlayan, insani dayanışmanın ve acımasızlığın en derin hallerini gösteren güçlü bir toplumsal eleştiridir. Okuyucuyu “Bu topraklar bu bedelle kuruldu” dedirten, boğazda yumru, akılda binlerce soru bırakan etkileyici bir eserdir. Yaşar Kemal’in “O bir ermiş, bir kahraman, bir çocuk saflığında… su katılmamış, devrimci bir kahramandı” dediği Dinamo’nun kaleminden çıkan bu eser, Türk edebiyatının en önemli sosyal romanlarından biri olarak kabul edilir.
Savaş ve Açlar, savaş çığırtkanlığına, unutturulan acılara ve “bir lokma ekmeğin kıymetini” bilmeyenlere okutulması gereken, sarsıcı bir başyapıt. Musa serisinin ilk kitabı olan bu romanı okuduktan sonra serinin devamı Açlık, Musa’nın Mapushanesi ve Musa’nın Gecekondusu’nu da keşfetmek isteyeceksiniz. Savaş bitmez, sadece yer değiştirir… Ama açlık hep aynı kalır.




