Siyaset - Gündem

Oligarşik Yoğunlaşma ve Dijital Kapitalizm

"Dijital platformlar kapitalizmi aşan yeni bir düzen mi kuruyor, yoksa serveti ve iktidarı daha az elde mi topluyor?" Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan yazdı..

Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan profil fotoğrafıProf. Dr. Zeki KılıçaslanGöğüs Hastalıkları Uzmanı, İşçi Sağlığı ve İnsan Hakları AktivistiTüm yazılarını gör
19 Ekim 20262 dk okuma

2. Bölüm:

İlk bölümde, kapitalist egemenliğin zor ve rızayı birleştiren yapısını Gramsci’nin hegemonya, tarihsel blok ve mevzi savaşı kavramlarıyla değerlendirdik. Bu bölümde, servet yoğunlaşmasına ve dijital kapitalizmin iktidar ilişkilerine odaklanıyoruz.

Thomas Piketty’nin uzun dönemli araştırması, servet birikiminin demokratik eşitliği aşındıran güçlü bir eğilim taşıdığını gösterir (1). David Harvey’nin “mülksüzleştirme yoluyla birikim” kavramı ise özelleştirme, borçlandırma, müştereklerin metalaştırılması ve kamusal varlıkların sermayeye aktarılması gibi mekanizmaların çağdaş birikimdeki rolünü açıklar (2). Günümüzde bu iki süreç, veri tekelleriyle birleşmektedir.

Shoshana Zuboff’un “gözetim kapitalizmi” dediği yapı, davranışsal veriyi öngörü ve yönlendirme amacıyla metalaştırırken ekonomik iktidarı bilgi asimetrisi üzerinden derinleştirir (3).

Yanis Varoufakis, platformların kullanıcıları ve geleneksel kapitalist firmaları “bulut rantı” ödemeye zorladığını, bu nedenle kapitalizmin yerini “teknofeodalizm”in aldığını savunur (4).

Bu tez, dijital altyapının özel mülkiyetinin yarattığı egemenlik ilişkisini ve platform rantının önemini görünür kılması bakımından güçlüdür.

Ancak yeni bir üretim tarzına geçildiği iddiası ikna edici değildir. Platformlar, donanım, lojistik, enerji, yazılım ve içerik üretiminde ücretli emeğe, küresel tedarik zincirlerinde artı-değer üretimine ve finansal piyasalara bağımlıdır. Rant, artı-değerin alternatifi değil, üretilen toplam değerden tekelci mülkiyet sayesinde alınan bir paydır.

“Bulut sermayesi”, bu nedenle sermaye teorisinin dışına değil, sabit sermaye, fikrî mülkiyet, ağ etkisi ve tekelci rantın özgül bileşimine yerleştirilmelidir.

Dijital platform, hem üretim ve dolaşım altyapısı hem de pazara erişimin kapı bekçisidir. Kullanıcı etkinliğinin ücretsiz veri girdisine dönüşmesi, sömürünün sınırlarını genişletir; fakat kapitalist değer yasasını ortadan kaldırmaz.

Daha uygun tanım, rantçı ve gözetimci özellikleri güçlenmiş tekelci dijital kapitalizmdir. “Teknofeodalizm”, bir uyarı metaforu olarak verimli, kapitalizm sonrası yeni bir üretim tarzı tezi olarak ise zayıftır.

Bir sonraki bölümde, emekçi sınıfın değişen bileşimini, bakım emeğinin yerini ve sınıf mücadelesinin kültür ve kimliklerle ilişkisini ele alacağız.

Devam edecek.

Kaynak Notları

(1) Thomas Piketty: Servet birikimi ve demokratik eşitsizlik üzerine araştırmalar.

(2) David Harvey: “Mülksüzleştirme yoluyla birikim” yaklaşımı.

(3) Shoshana Zuboff: “Gözetim kapitalizmi” yaklaşımı.

(4) Yanis Varoufakis: “Teknofeodalizm” ve “bulut rantı” tezi.

Bunları da okuyabilirsin

Tüm yazılar
Siyaset - Gündem
Fatih Köse15 Ekim 20263 dk okuma

Pelerinli süper kahraman

Siyaset - Gündem
Yasin Altıntaş13 Ekim 20262 dk okuma

Siyaset, Muhalefet ve Adalet Üzerine

Siyaset - Gündem
Mahir Saye12 Ekim 20264 dk okuma

Sandıktan Çıkan Öfke: Bir Şehri İlçeye Çevirmek