Edebi Tarih

Panayır-ı Kebiri ve Medya Sazanlarının Ahvâli

"Bakalım hangi sazan üste çıkacak, hangi balon ilk önce patlayacak?" Molla Kasım kaleme aldı

Molla Kasım profil fotoğrafıMolla KasımAyar Verme MühendisiKonuk yazarTüm yazılarını gör
27 Ekim 20262 dk okuma

Buyurun, günümüzün panayır-ı kebirine hoş geldiniz!

Eskiden panayırlarda cambazlar ip üstünde yürür, halk hayretle temaşa ederdi. Şimdi cambaza hacet kalmadı; klavyeyi eline alan her âdemoğlu kendini hem adalet dağıtıcısı hem ordinaryüs profesör hem de ahlak bekçisi ilan ediyor.

Sosyal medya tesmiye olunan o uçsuz bucaksız deryada, önüne atılan her yeme hiç tefekkür etmeden atlayan öyle bir “sosyal medya sazanı” güruhu türedi ki insan bazen nehir kenarına gidip Yunus’un suya attığı rivayet edilen o kıymetli şiirleri aramak istiyor. En azından onların bir vezni, bir ağırlığı vardı!

Şimdi ortalıkta bir laf dolaşıyor:

“Algoritma böyle istiyor.”

Bak sen şu işe! Demek ki bizim akıl, mantık, edep ve hakikat terazimiz üç beş tık, birkaç yüz beğeni ve etkileşim uğruna o meşhur algoritmanın kölesi olacak, öyle mi?

Bir bakıyorsunuz, dün ciddi ciddi memleket kurtaran koca koca adamlar, bugün iki izlenme fazla alsın diye ekranda amuda kalkmadığı kalmış komiklikler yapıyor.

Molla Kasım’ın terazisi sosyal medyada da şaşmaz, buradaki yapay parıltılardan da gözü kamaşmaz. Biz o “Gündem neyse oraya üşüşelim, kim güçlüyse onun rüzgârına yelken açalım” kurnazlığını yemeyiz. Önümüze her gün ısıtılıp ısıtılıp konulan sahte kahramanları da iki süslü cümleyle dünyayı kurtardığını sanan sosyal medya filozoflarını da sığaya çekeceğiz.

Adam profiline “araştırmacı-yazar” yazmış ama ömründe iki sayfa arka arkaya kitap okumamış. Altına gelen yorumlara bakıyorsun:

“Hocam harikasın, ağzına sağlık!”

Yahu neyi harika? Söylediği sözün neresi doğru? Ortada ne bir bilgi var ne bir derinlik... Sadece kulaktan dolma dedikodularla şişirilmiş kocaman bir balon!

İşte Molla Kasım o balonları patlatmak için burada. Bizim derdimiz teknolojiyle ya da çağın getirdiği hızla değil; hızın arkasına saklanan o bomboş cehaletle. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların, her konunun uzmanıymış gibi racon kesenlerin o sığ sularını kurutacağız.

Eğer sosyal medyada fırtınalar koparan o “büyük” iddialarınızın, parlatılmış yalanlarınızın bu köşede iki dakikada un ufak olmasını istemiyorsanız, klavyeye dokunmadan önce sözünüzü bir tartın. Çünkü biz buradayız ve tık avcılarının, sahte alkışçıların, ucuz şovmenlerin ipliğini pazara çıkarmaya kararlıyız.

Hadi bakalım, bugün de sosyal medyanın eğri büğrü yollarına bir taş attık.

Bakalım hangi sazan üste çıkacak, hangi balon ilk önce patlayacak?

Bunları da okuyabilirsin

Tüm yazılar
Edebi Tarih

Cangeldi’den: Sözün Haysiyeti

Edebi Tarih
Aliya İzzet Bey25 Ekim 20263 dk okuma

Ahdnâme ve İslamiyet’in Nûru -4

Edebi Tarih
Aliya İzzet Bey24 Ekim 20262 dk okuma

Taşların Çığlığı ve Bogomil Direnişi -3