
Hattuşa: Hitit İmparatorluğu’nun Başkenti
.
Çorum’un Boğazkale ilçesinde, Anadolu’nun yüksek ve engebeli toprakları üzerinde yükselen Hattuşa, yalnızca terk edilmiş bir antik kent değildir. Görkemli kapıları, tapınak kalıntıları, sarayları, surları ve binlerce çivi yazılı tabletiyle Hititlerin siyasi gücünü, inanç dünyasını ve gündelik yaşamını günümüze taşıyan büyük bir tarih arşividir.
Hattuşa ve çevresindeki ilk yerleşim izleri, Hititlerden çok daha eski dönemlere uzanır. Kentin tarihindeki büyük dönüşüm ise MÖ 17. yüzyıl dolaylarında başladı. Hitit Kralı I. Hattuşili, burayı krallığının başkenti yaptı. Böylece Hattuşa, zamanla Anadolu’nun en güçlü devletlerinden birinin yönetim merkezine dönüştü.
Saraylarda siyasi kararlar alındı, tapınaklarda tanrılara törenler düzenlendi, arşivlerde devletin antlaşmaları, yasaları ve yazışmaları saklandı.
Sarp kayalıklar ve güçlü surlarla çevrilen kent, Aşağı Şehir ve Yukarı Şehir olmak üzere iki ana bölüme ayrılıyordu. Aşağı Şehir’de yer alan Büyük Tapınak, Hattuşa’nın en önemli kutsal yapılarından biriydi. Depoları, büyük küpleri, avluları ve kült yapılarıyla burası yalnızca bir ibadet alanı değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal hayatın merkezlerinden biriydi.
Yukarı Şehir ise çok sayıdaki tapınağı ve anıtsal kapılarıyla dikkat çekiyordu. Aslanlı Kapı, Kral Kapısı ve Sfenksli Kapı, Hitit taş işçiliğinin ve savunma mimarisinin çarpıcı örnekleridir.
Kentin güneyindeki Yerkapı’da bulunan uzun tünel, halk arasında gizli geçit olarak tanınsa da araştırmacılar bu yapının törensel veya savunmaya yardımcı bir işleve sahip olabileceğini değerlendirmektedir.
Hattuşa’nın en değerli miraslarından biri de binlerce çivi yazılı tablettir. Hititçe, Akadca ve başka eski dillerde hazırlanan bu belgeler, devlet yönetiminden dinî törenlere, hukuk kurallarından diplomatik ilişkilere kadar pek çok konuda bilgi verir.
Mısır ile Hititler arasında yapılan Kadeş Antlaşması’nın tablet nüshaları da bu büyük arşiv geleneğinin parçaları arasındadır. Bu belgeler sayesinde Hitit dünyası, sessiz taşların arasından yeniden konuşmaya başlamıştır.
Kentin yaklaşık iki kilometre kuzeydoğusunda bulunan Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı, Hitit inanç dünyasının taşa işlenmiş hâlidir. Kayalık galerilerde sıralanan tanrı ve tanrıça kabartmaları, dinî t


