Toplum ve İnsan

Zavallı İsveçliler

"İnşallah bir gün ayıp, günah zannettiğimiz şeylerin ayıp, günah olmadığını anlarız." Fatih Köse yazdı..

4 Kasım 20262 dk okuma

Oğlumun oyuncakları birikmişti. Kullanılmış ama yeni olmalarına rağmen zihninde eskidiklerinden yenilerini almak, eskilerinden kurtulmak gerekiyordu.

Başka çocuklar da bu oyuncaklarla oynayabilir diye düşünüp eski oyuncakları bir sergide satmayı, bazılarını hediye etmeyi, kazandığı para ile yeni oyuncak almaya karar verdik.

Kullandığı şeylerin bir başkası için yeni olabileceğini, daha özenli kullansaydı belki daha değerli kalabileceğini anlayacak; kendisi için faydası kalmamış bir ürünü değerlendirmeyi, ticareti, pazarlığı, paylaşmayı, hediye vermeyi tecrübe edecek ve nihayet yeni bir oyuncağı emek vererek, kendi kazandığı para ile alarak paranın zor kazanıldığını öğrenecek ve aldığı şeyleri daha dikkatli kullanabilecekti.

Ivan Illich, Okulsuz Toplum kitabında okul dışında da eğitimin mümkün olduğunu anlatır.

Okullarda istediğiniz kadar tasarruftan, israftan, tutumluluktan bahsedin. Bir sergide kendi eskilerini satan çocuğa bundan daha iyi tasarruf eğitimi veremezsiniz.

“Haydi bakalım!” deyip oyuncakları topladık. Üzerlerine fiyat etiketlerini bastık ve bir cumartesi günü Kastamonu Nasrullah Camii Meydanı'na oyuncak sergisini açtık.

Küçük çocuklar, annelerini ellerinden çekiştirerek sergimize zorla getiriyorlardı. Fiyatlar çok uygun olmasına rağmen veliler pazarlık yapıyordu.

Oğlum, pazarlık taleplerini duydukça bana bakıyordu.

“Ben karışmam, istediğin fiyata ver. İstersen hediye et.” diyordum.

İnanın, oyuncaklar kapış kapış gidiyordu. Bazı veliler çocuğuna, “Bak, senin de bir sürü oyuncağın var. Biz de satıp yenisini alalım mı?” diyordu.

Nihayet bir zabıta arkadaş, düdüğü çalarak geldi ve sergiyi toplamamızı istedi.

İşportacı değildik. Şükür, ihtiyaçtan satmıyorduk. Bunun bir tecrübe, eğitim denemesi olduğunu anlatıp bir iki saat olsun müsaade etmesini istedim ama anlatamadım.

Oğlum hem zabıtanın ne işe yaradığını hem de her istediği yerde istediği şeyi satamayacağını öğrenmiş oldu.

Belki bir gün öğretmenler, idareciler, belediye yetkilileri çocuklara özel SECOND HAND (İkinci El) sergisi açma izni vererek çocukları teşvik ederler.

İsveç'te ve belki birçok Avrupa ülkesinde yüzlerce SECOND HAND (İkinci El) mağazası var.

İnanılması gerçekten güç. Düşünün, dünyanın kişi başına düşen millî gelir sıralamasında 60 bin doların üzerinde bir rakamla sekizinci sırasındaki İsveç'ten bahsediyoruz.

İnsanlar utanmadan, sıkılmadan, son derece şık ikinci el mağazalarından alışveriş yapıyorlar.

İsveç'te aynı zamanda insanlar, kullanmadıkları eşyaları sergileyerek satıyorlar. Bu insanlar muhtaç değil. Aç, açıkta değil. Fakat kullanmadıkları eşyaları başkalarının istifadesine açarak israf etmiyorlar.

Bu, muhtemelen çocukluktan itibaren yerleşmiş bir kültür. Dünyanın en zengin, en müreffeh sekizinci ülkesinde yaşayan insanlar israf etmiyor.

Darısı biz Müslümanların başına.

İnşallah bir gün ayıp, günah zannettiğimiz şeylerin ayıp, günah olmadığını anlarız.

Bunları da okuyabilirsin

Tüm yazılar
Toplum ve İnsan
Emir Asaf Demir31 Ekim 20264 dk okuma

Tasarruf Öğüdü Kime Verilir?

Toplum ve İnsan
Metin Kondel30 Ekim 20264 dk okuma

Mein deutscheur freund! gece yarısı ekspresi..

Toplum ve İnsan
Mehmet Yüksel30 Ekim 20263 dk okuma

Gençler nasihat değil, muhatap alınmak istiyor